Fazilet Takvimi

warning: Creating default object from empty value in /home/nasihat/domains/nasihat.org/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

TESBİH NAMAZININ FAZİLET VE EHEMMİYETİ

Tesbih namazı; tevbenin, istiğfârın en büyüğü ve bütün vücutla yapılanıdır. Sünen sahipleri Hz. İkrime'den, o da İbn-i Abbas (r.a.)'tan rivâyet etmişlerdir ki; Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz muhterem amcaları Hz. Abbas (r.a.)'a şöyle buyurmuşlardır:

"Ey amca, sana on haslet haber vermekle ikrâm etmiş olayım ki, onu işlediğin vakit günahının evveli ve âhiri, yenisi ve eskisi, hatâen ve kasten yapılanı, küçüğü ve büyüğü, gizlisi ve âşikâr olanı mağfiret edilmiş olsun...

DÖRT NASİHAT

Münzir bin Mâlik hazretlerinden:
İslâm'ın ilk yıllarında, dört hususta nasihatlaşırdık:

1. Boş iken, meşgul zamanın için çalış.

2. Sıhhatli iken, hastalıklı zamanın için çalış.

3. Gençliğinde, ihtiyarlıkat çalışamayacağın günleri telâfi için çalış.

4. Hayatta iken, ölümün için çalış...

Fazilet Takvimi

ŞİRAZ'LI SADÎ'DEN...

• Başkaları seni susturmadan, sen susmasın! bil.

• İnsanın hayvanlardan üstün olması, sözü sebebiyledir.Fakat doğru konuşmazsan hayvan senden üstün olur.

• Düşünmeden söze başlama.

Fazilet Takvimi

BİR ANNENİN KIZINA ÖĞÜTLERİ

1. İki gözüm ve ciğerparem, sevgili kızım hiç? bir işte kocana isyan etme. Çünkü ona isyan edersen sana karşı kin besler, kin duygusu ise sıcak aile yuvasının dağılmasının ana sebebidir.

2. Kocanın sırrını kimseye deme, gayet sırrını yayarsan eşine düşmanlık etmiş olursun, sana olan güveni sarsılır, sen de ondan emin olmamaya başlarsın, böylece ailede dirlik ve düzen bozulur.

3. Kocan yiyecek, giyecek ve yakacak hususunda sana ne getirirse, ona karşı gelme, onu canı gönülden kabul eyle.

4. Kocanın yap dediklerini canla başla yap yapma dedekilerini de yapma sakın ondan vaz geç.

BİZİ KİMİNLE BİLİRDİN!

Yavuz Sultan Selim Han, ölüm döşeğinde iken, daima başında duran ve zaman zaman Padişah'ı kucağına alıp yatağında doğrultan Hasan Can, yine Padişah'ın başucunda duruyordu Padişah bir ara gözlerini açıp :

- Bu zaman ne zamandır, Hasan Can? diye sordu.

Padişah'ın ölmek üzere olduğunu gören Hasan Can:
- Allah ile olacak zamandır, şevketlü Hünkârım, dedi.

Şanlı Padişah son söz olarak şöyle cevap verdi:.
- «Sen bizi şimdiye kadar kiminle bilirdin Hasan Can», dedi ve: «Hasan Can Yasîn-i Şerif oku.» diye ilâve etti.

TEDAVİDE SADAKA

Hadis-i Şerif: Sadaka vermekle hastaları nıza tedavide bulununuz.

îzâh: Müslümanlıkta cismanî hastalıklar için tıbbî cismaniye ve ruhanî hastalıkların tedavisi için bir tıbbî ruhanî olan sadaka verilmesi hususu da emir ve tavsiye buyurulmuştur.

Herhangi bir hastaya asıl şifa ihsan buyuran Cenâb-ı Hakk'dır. Onun yaratmış olduğu maddi bir ilaç bu şifaya bir sebep olabileceği gibi, O nun rızası için verilecek sadakalar da bu şifaya bir vesile olabilir.

(Hikmet Goncaları, Ö. Nasûhi Bilmen)

Fazilet Takvimi

HARAM LOKMA YİYEN HARÂMÎ OLUR

İkinci Murad'a devlet işleri için para lazım olmuştu. Çandarlı'dan borç aldı. Bunu gören Fazlullah paşa:

- Sultanım!Padişahlara, hazine gerekir.

Ferman buyurunuz, hazine toplamaya başlıyalım, deyince padişah, nasıl ve nereden toplanacağını sordu. Paşa:

- Bu vilayet halkında çok mal vardır, padişahlara zaman zaman bir şeklini bulup bu mallardan almak münasip düşer, deyince padişah :

EBU HAZİM VE HALİFE

Emevi halifesi Süleyman b. Abdülmelİk Hacca, gitmişti. Medine'ye ziyaret için geldiğinde Ebu Hazim el-A'rac'a bir heyet halinde uğradı. Yanında İbn Şihab vardı. Aralarında şu konuşma geçti:

-Söyle bakalım Ebû Hazim, dedi

-Ne hakkında, ey Mü'minlerin Emîri?

- Bu işten çıkış yolu hakkında.
- Bu iş kolaydır, eğer yaparsan
- Nedir o?
- Eşyanın ancak helâl olanını al ve onu antak ehline ver.
-Buna kimin gücü yeter?
- Allah halkın işinden sana yüklediğini yüklediği kimsenin.

- Bana nasihat et, Ebû Hazim!

ÂLİMLER NÜMÛNE OLMALI

İbn-i Hârûn (r.h.) anlatıyor:
Bir gün İmâm-ı A'zam Hazretlerini, bir zâtın kapısının önünde, güneş isâbet eden bir mahalde otururken gördüm.

Selâmdan sonra, niçin gölgede oturmadıklarını sordum. Cevâbında şöyle buyurdular: (H.C.9)

"Bu hâne sahibinden bir miktar alacağım var. Onun için duvarının gölgesinden menfaatlenmek istemiyorum. Çünkü bu fazlalık bir menfâat talebi kabîlinden olup, verilen borcu fâize çevirebilir.

TESBÎHİN FAZÎLETİ

Abdullâh İbn-i Abbas (r.a.) şöyle anlatır:

Allâhü Teâlâ arşı yaratınca meleklere onu taşımalarını emretti. Onu yüklenmek meleklere ağır geldi. Bunun üzerine Allâhü Teâlâ onlara şu emri verdi: "Sübhânallâh" deyiniz. Melekler "Sübhânallâh" deyince onu yüklenmek onlara hafif geldi. Ve onlar yıllar boyu "Sübhânallâh" dediler. Hz. Âdem (a.s.) yaratıldıktan sonra aksırdı. Allâhü Teâlâ ona "Elhamdülillâh" demesini ilhâm etti. Hamd edince, Allâhü Teâlâ ona şöyle buyurdu:

Sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar

İçeriği paylaş